CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda KDK'nın işleyişine yönelik bazı yanlış durumları dile getirerek eleştirdi.


TBMM'de 4/D statüsünde çalışmakta olan personellerin yaşamış oldukları mağduriyetleri ele alarak konuşan Gürer, bu kapsamda personelin daimi bir şekilde sürekli işçi kadrosunda yer alması gerektiğini belirtti.


TBMM PERSONELİ MAĞDUR DURUMDA


4/D kapsamında yer alan çalışan ile aynı statüde çalışanların giyim yardımı almış olduğunu fakat, 4/D'li çalışanın giyim yardımı alamadığından bahseden Gürer, "Aynı işleri yapmaktalar. Aynı işleri yapanların ücretleri eşit ve kadroları eşit olması gerekiyor. Hatta çalışma şartları bile eşit olmalıdır. TBMM'deki sorunlarda bizi artık üzüyor." dedi.


Kamu Denetçili Kurumu daha çok hak arama kültürünü genişletmeli, hem kalıcı hemde sürekli olması gerekmekte olduğunu söyleyen Gürer, "O kurum içinde başvurular geliyor. Ben bölgesel olarak inceledim, genelde ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi'nden başvuru çok olmuş. Farklı bölgelerde ise başvuru neredeyse hiç yok. Bunun için Meclis'te çalışan arkadaşlara sorduğum soru: "Siz Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvuru yaptınız mı?" bana ise dedikleri ise şöyle oldu; "Kamut denetçiliği" adı altında hak aramak için insanlar başvuracak. Başvuranları kendi amiri sorguya çekiyorsa eğer, Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru nasıl olur?" şeklinde cevap verdi.

4 ARALIK 2017’DEN ÖNCE İŞTEN ÇIKARILANLAR İÇİN KONUŞTU


CHP'li vekil olan Gürer, Kamu Denetçiliği Kurumu'na yapılmış olan başvurular içerisinde kiralık araç şöförlerinin kadro taleplerini ve taşeron işçilerin sürekli kadroya alınmaması şeklinde olumlu sonuçlanan başvurulara rağmen uygulanmadığını açıkladı.


Ek olarak taşeron ilçilerin kadroya dahil edilmesi ile alakalı 696 sayılı KHK’nın 4 Aralık 2017 tarihinden birgün bile önce çıkarılmış olanları kapsamaz durumdayken, 4 Aralık işe başlayanlar 1 gün bile çalışmış olsalar bile kadroya alınıyor. Bu şekilde sorunlar çözülmesi gerektiğini dile getirdi.


TAVSİYELER UYGULANMALI


Kamu Denetçiliği Kurumu'nun aldığı kararların olumlu olduğunu söyleyen Gürer, "Eğer bunların karşılığı olmaz ise kurumunda varlığına inancımız artık kalmayacak ve sorgulanmaya başlar. Bu bakımdan yapılması gereken aslında tavsiyelerin dikkate alınıp doğruluğu kesinleştirilip en kısa sürede uygulanmasıdır.