Birleşmiş Milletler (BM) Kadına ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet, Nedenleri ve Sonuçları Özel Raportörü Reem Alsalem, Türkiye'nin aile içi şiddet dahil kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele etmek ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak için son 15 yılda önemli adımlar attığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rusya’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Rusya’da

BM Kadına ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet, Nedenleri ve Sonuçları Özel Raportörü Reem Alsalem, 18-27 Temmuz tarihleri arasında Türkiye'de kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin çoklu ve kesişen nedenlerini inceledi. Ardından Türkiye gözlemlerine ilişkin bir basın toplantısı düzenleyen Alsalem, Türkiye Cumhuriyeti’nin daveti üzerine ülkeye geldiğini, amacının kadın ve kız çocuklarına karşı şiddetin durumunu değerlendirmek olduğunu vurgulayarak, ziyareti sırasında yabancı uyruklu kadınların da durumlarını değerlendirmeye gayret ettiğini kaydetti. Alsalem, kadına şiddet konusunda Türkiye’nin imza attığı uluslararası sözleşmeler olduğunu hatırlatarak, "İstanbul Sözleşmesi ile ilgili konu başta konuşuldu. Ben Türkiye’nin bu sözleşmeden çekilmiş olmasını üzüntü ile karşılıyorum. Bununla ilgili Danıştay kararı açıklandı, bunu da üzüntü ile karşıladım. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni sözleşmeden çekilme kararını yeniden değerlendirmeye ve sözleşmeyi tanıyan ülkeler arasına tekrar katılmaya teşvik ediyorum. Sözleşmeden çekilmenin önemli olmasının nedenlerinden bir başkası ise ülkede sözleşmeden çekilmeyi isteyen küçük azınlığın görüşlerine uymanın aslında bakarsanız ülkenin diğer uluslararası insan halkları sözleşmeleri ve yönetmeliklerine dair tutumunu da etkileyebileceği endişesidir" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin aile içi şiddet dahil kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele etmek ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak için son 15 yılda önemli adımlar attığına dikkati çeken Alsalem, "Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun önemli bir yasal çerçeve koymaktadır. Cinsel şiddet suçu için güç kullanım şartı aranmamaktadır. Evlilik içi tecavüz bir suç olarak açıkça tanımlanmaktadır, suç olarak tanımlandığı için bu çok iyi bir durumdur. Ülke 2007'den bu yana 4 eylem planı kabul etmiştir. Bazı boşlukların olduğuna dair yetkililer ile görüşmeler de yaptık. Bazı maddeler Türkiye'nin uluslararası insan hakları yükümlülükleri ile uyumlu değil diye görüşlerimi ilettim. Kadına ve kız çocuklarına karşı işlenen her türlü şiddet suçuna ilişkin cezasızlığın her türlü ortadan kaldırılması çok önemli" diye konuştu.

"Türkiye aslında çok iyi bir pozisyonda bu tür verileri toplamak için, cinayetleri değerlendirmek için bir gözlem evi kurabilecek bir pozisyonda"
Türkiye’ye 18 yaş altı bütün çocuk evliliklerinin yasaklanması konusunda karar alması yönünde çağrıda bulunduğunun altını çizen Alsalem, "Geçen yıl 300’den fazla kadın öldürülmüştür. Anladığım kadarıyla bakanlıklar kendi aralarında veri paylaşıyorlar aslında. Zaman zaman İçişleri Bakanlığı tarafından bunların halk ile paylaşıldığını da biliyoruz. Bu veri sistematik olarak toplanmıyor, yeterince kapsayıcı değil. Türkiye aslında çok iyi bir pozisyonda bu tür verileri toplamak için, cinayetleri değerlendirmek için bir gözlem evi kurabilecek bir pozisyonda" dedi.